Danışmanlık

ARABULUCULUK
İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kira Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Ticaret Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Gayrimenkul Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Tüketici Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Aile Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
ARABULUCULUK
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda tanımlandığı üzere; “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemine” şeklinde belirtilmiştir
İş Hukukunda Arabuluculuk
İş hukuku davalarında zorunlu arabuluculuk ve ihtiyari arabuluculuk olarak 2 farklı arabuluculuk türü düzenlenmiştir.
Zorunlu arabuluculuk aşamasında; Kanuna veya iş sözleşmesinden kaynaklı işçi ve işveren alacaklarıyla işe iade talepli uyuşmazlıklarda dava aşamasında önce arabulucuya başvurulması kanunlarımıza göre dava şartı olarak düzenlenmiştir. İş hukuku uyuşmazlıklarında arabulucuya gidilmeden dava açılması, dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle dava şartının yokluğundan usulden reddedilir. Arabulucu için başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılmalıdır. Ardından arabulucu, tarafları müzakereye davet edecektir. Yapılan görüşmelerin sonucu, arabulucu tarafından son tutanak ile belgelendirilir. Arabuluculukta anlaşılan hususlarda sonradan dava açılması mümkün değildir.
İhtiyari arabuluculuk aşamasında; İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat talepleri ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı değildir. Tarafların inisiyatifleriyle arabulucuya başvurabilirler.
İş Hukuku Uyuşmazlıklarından Kaynaklı Zorunlu Arabuluculuk
7036 Sayılı iş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesine göre; ’’Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.’’ Şeklinde düzenlenmiştir.
İlgili kanun maddesine göre;
-
İşe iade davaları,
-
Boşta geçen süre tazminatından, işe başlatmama tazminatından doğan ve kıdem tazminatı alacağından doğan davalar
-
İhbar tazminatından kaynaklı davalar
-
Eşit davranmama tazminatından kaynaklı davalar
-
Sendikal tazminattan doğan davalar
-
Fazla mesai ücreti talepli ve yıllık izin ücreti talepli doğan davalar
-
Prim ve ikramiye ücretinden doğan davalar
olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu davalar bakımından dava açılmadan önce Arabuluculuk başvurusu dava şartı olmakta olup; başvurmadan dava açılması halinde dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle HMK madde 114 uyarınca usulden reddedilir.
İşe İade Davalarında Zorunlu Arabuluculuk
İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucu huzurunda anlaşılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine dava açılabilir.
Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın HMK madde 115 uyarınca usulden reddine karar verilir.
İşe İade Davalarında İhtiyari Arabuluculuk
Kanunda belirtilmeyen bazı uyuşmazlıkların çözümü içi taraflar ihtiyari olarak arabulucuya başvurabilirler. Bu uyuşmazlıklardan bazıları;
-
İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepleri
-
İş kazasından kaynaklı maluliyet ve iş göremezlik oranının tespiti davaları
-
İş kazası nedeniyle işverene ve sair kusurlu kişilere açılan rücu davaları
-
Meslek hastalığından doğan maddi tazminat davaları
-
Meslek hastalığından doğan manevi tazminat davaları
-
Meslek hastalığından doğan maluliyet ve iş göremezlik oranı tespiti davaları olarak düzenlenmiştir.
Hem zorunluk arabuluculuk hem de ihtiyari arabuluculuk kaynaklı iş hukuku uyuşmazlıklarında uzman ve güvenilir kadromuzla hizmet vermekteyiz.
Arabuluculuk Süreci
Arabulucuya Başvuru
İş davalarında arabuluculuğa başvurmak isteyen işçi veya işveren, karşı tarafın, karşı tarafta birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurur.
Arabulucunun Seçilmesi
Taraflardan birinin arabuluculuğa başvurmasıyla beraber Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı tarafından arabulucu siciline kayıtlı bir arabulucu belirlenir. Bununla beraber taraflar, ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilir.
Arabuluculuğun Uygulaması
Arabulucu taraflara kendiliğinden iletişime geçerek tarafların görüşme yeri ve saati konusunda bilgilendirme yapacaktır. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi tarafların avukatları veya kanuni temsilcileri de katılabilir. Buna ek olarak iş davaları kapsamındaki arabuluculukta işverenin yazılı belge ile yetkilendirdiği çalışanı da arabuluculuk görüşmelerine işvereni temsilen katılabilmektedir. Taraflar arabuluculuk görüşmeleri esnasında karşılıklı taleplerinin belirterek ortak bir noktada anlaşmaya çalışacaklardır. Bu süreçte arabulucu, taraflara eşit bir şekilde davranmak ve müzakerenin eşit şartlar altında ilerlemesini sağlamakla yükümlüdür. Bu konuda bir çözüm noktasında ortak nokta bulunamıyorsa arabulucu taraflara başka bir çözüm önerisinde de bulunabilir.
Arabuluculuk, gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Arabulucunun arabuluculuk görevi nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Ek olarak taraflar da bu belgeleri bir davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacaklardır. Herhangi bir olası davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacak belgeler Arabuluculuk Kanunu’nda şu şekilde açıklanmıştır;
-
Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği
-
Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler
-
Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü
-
Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler
Arabulucu, arabuluculuk süreci boyunca taraflara karşı eşit ve tarafsız bir şekilde yaklaşmakla ve görevini şahsen yerine getirmekle yükümlüdür. Arabulucu uyuşmazlık hakkında tarafsız kalamayacağını düşünürse taraflara bildirmekle yükümlüdür. Bu duruma rağmen başvurucu taraflar aynı arabulucu ile devam etmek isterlerse sürecin devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
Arabuluculukta İlk Oturum
Başvuran tarafların arabulucu tarafından müzakereye davet edilmesinin ardından tarafların bu süreçte ilk kez bir araya gelmesi ile ilk oturum gerçekleşmiş olur.Ayrıca oturumun bitmesiyle beraber ,oturum tutanak altına alınır. İlk oturuma taraflar mazeretsiz bir şekilde katılmaları büyük önem arz etmektedir.
Arabuluculukta Son Oturum
Arabulucu, hem ilk oturumun hem de son oturumun ardından tutanak tutması gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk bakımından gereklidir. Bu tutanak, açılması gündeme gelecek olası bir davada dava dilekçesine eklenmezse ve mahkeme tarafından verilen süreye rağmen yine ibraz edilmezse açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilecektir. Ek olarak bu tutanak işe iade davalarında ve sair işçilik alacakları davalarında dava açma süresi için büyük önem arz etmektedir.
Başvuran taraflar, arabuluculuk görüşmelerine kendileri katılabileceği gibi avukat veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler.Ek olarak işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.
Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı
İşe iade davalarında, iş akdinin feshi tarihinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmasıyla son tutanağın imzalandığı tarihtan itibaren 2 hafta içinde dava açılmak zorundadır.Diğer işçi alacaklarında ise dava açmak için geçerli olan zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri arabuluculuğa başvuru için de geçerli olacaktır.
Arabulucu görevlendirildiği tarih itibariyle 3 hafta içerisinde süreci sonlandırmalıdır. Bazı istisnai hallerde bu süre 1 hafta daha uzayabilmektedir.
Zorunlu arabuluculuk sürecinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın imzalanmasın kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez. İhtiyari arabuluculukta ise arabulucuya başvurmanın zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere bir etkisi olmayacaktır.
Arabuluculuğun Sona Ermesi
Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması ya da anlaşmaması durumu arabulucu tarafında düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. İlgili tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır.Bu belge taraflarca ya da kanuni temsilcileri ve avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilerek arabulucu tarafından imzalanır.
Başvuran taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz.
Arabulucu nezdinde taraflar anlaşamazsa bu hususun işlendiği son tutanak düzenlenir. Söz konusu tutanak dava dilekçesine eklenerek iş mahkemelerinde ilgili uyuşmazlığa dair dava açılabilir. Tutanak eklenmeden mahkeme yoluna gidilirse mahkemece davacıya tutanağı sunması gerektiği aksi halde davasının usulden reddedileceği ihtarının içeren davetiye gönderilir.Bu ihtara rağmen eğer tutanak mahkemeye sunulmazsa dava usülden reddedilir.
İş davalarında uyuşmazlığın çözümü için taraflar anlaşmaya varırlarsa bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için şerh verilmesi gerekmektedir. Bu şerhin verilmesi talebi arabulucunun görev yaptığı yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilir. Bu şerhli tutanak ilam niteliğinde sayılır.
Tarafların avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır. Tarafların imzasıyla tarafların avukatlarının imzasını ve arabulucunun imzasını içeren anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için mahkeme kararına gerek yoktur.
Ticaret Hukukunda Uyuşmazlıktan Kaynaklı Arabuluculuk
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk
Arabulucuya başvuru şartı ,kanunumuzda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talepli ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu dava şartının yerine getirilmemesi durumunda dava, dava şartının yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir. Ek olarak konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat olan ticari davalarda, bu paranın miktarı zorunlu arabuluculuğa başvuru bakımından bir fark durumu olmamaktadır. Kanunumuzda bu konuda herhangi bir alt veya üst sınır belirlenmemiştir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olmayan ticari davalarda ise dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı değildir.
Zorunlu arabuluculuk kapsamında olan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuruları zamanaşımını ve hak düşürücü süreyi kesecektir. arabuluculuk son tutanağının imzalanmasının ardından süreler tekrar işlemeye devam edecektir.
Ticari Davalarda İhtiyari Arabuluculuk
Kanunda düzenlenen zorunlu arabuluculuk kapsamına girmeyen uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin, ihtiyari arabuluculuğa başvurulabilir. Taraflar serbestçe belirleyebilecekleri tüm özel hukuk uyuşmazlıkları ve davaları için ihtiyari arabuluculuğa gidebileceklerdir.
Arabulucuya Başvuru
Ticari davalarında arabuluculuğa başvurmak taraf , karşı tarafın, karşı tarafta birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurur.
Arabulucunun Seçilmesi
Taraflardan birinin arabuluculuğa başvurmasıyla beraber Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı tarafından arabulucu siciline kayıtlı bir arabulucu belirlenir. Bununla beraber taraflar, ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilir.
Arabuluculuğun Uygulaması
Arabulucu taraflara kendiliğinden iletişime geçerek tarafların görüşme yeri ve saati konusunda bilgilendirme yapacaktır. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi tarafların avukatları veya kanuni temsilcileri de katılabilir. Buna ek olarak iş davaları kapsamındaki arabuluculukta işverenin yazılı belge ile yetkilendirdiği çalışanı da arabuluculuk görüşmelerine işvereni temsilen katılabilmektedir. Taraflar arabuluculuk görüşmeleri esnasında karşılıklı taleplerinin belirterek ortak bir noktada anlaşmaya çalışacaklardır. Bu süreçte arabulucu, taraflara eşit bir şekilde davranmak ve müzakerenin eşit şartlar altında ilerlemesini sağlamakla yükümlüdür. Bu konuda bir çözüm noktasında ortak nokta bulunamıyorsa arabulucu taraflara başka bir çözüm önerisinde de bulunabilir.
Arabuluculuk, gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Arabulucunun arabuluculuk görevi nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Ek olarak taraflar da bu belgeleri bir davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacaklardır. Herhangi bir olası davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacak belgeler Arabuluculuk Kanunu’nda şu şekilde açıklanmıştır;
-
Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği
-
Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler
-
Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü
-
Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler
Arabulucu, arabuluculuk süreci boyunca taraflara karşı eşit ve tarafsız bir şekilde yaklaşmakla ve görevini şahsen yerine getirmekle yükümlüdür. Arabulucu uyuşmazlık hakkında tarafsız kalamayacağını düşünürse taraflara bildirmekle yükümlüdür.Bu duruma rağmen başvurucu taraflar aynı arabulucu ile devam etmek isterlerse sürecin devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
Arabuluculukta İlk Oturum
Başvuran tarafların arabulucu tarafından müzakereye davet edilmesinin ardından tarafların bu süreçte ilk kez bir araya gelmesi ile ilk oturum gerçekleşmiş olur.Ayrıca oturumun bitmesiyle beraber ,oturum tutanak altına alınır. İlk oturuma taraflar mazeretsiz bir şekilde katılmaları büyük önem arz etmektedir.
Arabuluculukta Son Oturum
Arabulucu, hem ilk oturumun hem de son oturumun ardından tutanak tutması gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk bakımından gereklidir. Bu tutanak, açılması gündeme gelecek olası bir davada dava dilekçesine eklenmezse ve mahkeme tarafından verilen süreye rağmen yine ibraz edilmezse açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilecektir. Ek olarak bu tutanak ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlenmeye devam edecektir.
Başvuran taraflar, arabuluculuk görüşmelerine kendileri katılabileceği gibi avukat veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler. Ek olarak işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.
Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı
Ticari davalarda arabulucu görevlendirildiği tarih itibariyle 6 hafta içerisinde süreci sonlandırmalıdır. Bazı istisnai hallerde bu süre 2 hafta daha uzayabilmektedir. Ancak iş davalarında zorunlu arabuluculuk ve tüketici davalarında zorunlu arabuluculuğa başvuru 3 haftadır. Zorunlu hallerde 1 hafta daha uzayabilmektedir.
Zorunlu arabuluculuk sürecinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın imzalanmasın kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez. İhtiyari arabuluculukta ise arabulucuya başvurmanın zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere bir etkisi olmayacaktır.
Arabuluculuğun Sona Ermesi
Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması ya da anlaşmaması durumu arabulucu tarafında düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. İlgili tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır. Bu belge taraflarca ya da kanuni temsilcileri ve avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilerek arabulucu tarafından imzalanır.
Başvuran taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz.
Arabulucu nezdinde taraflar anlaşamazsa bu hususun işlendiği son tutanak düzenlenir. Söz konusu tutanak dava dilekçesine eklenerek Asliye Ticaret mahkemelerinde ilgili uyuşmazlığa dair dava açılabilir. Tutanak eklenmeden mahkeme yoluna gidilirse mahkemece davacıya tutanağı sunması gerektiği aksi halde davasının usulden reddedileceği ihtarının içeren davetiye gönderilir.Bu ihtara rağmen eğer tutanak mahkemeye sunulmazsa dava usülden reddedilir.
Tüketici davalarında uyuşmazlığın çözümü için taraflar anlaşmaya varırlarsa bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için şerh verilmesi gerekmektedir. Bu şerhin verilmesi talebi arabulucunun görev yaptığı yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilir. Bu şerhli tutanak ilam niteliğinde sayılır.
Tarafların avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır. Tarafların imzasıyla tarafların avukatlarının imzasını ve arabulucunun imzasını içeren anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için mahkeme kararına gerek yoktur.
Tüketici Hukukundan Kaynaklı Uyuşmazlıklar
Bazı istisnaları olmakla birlikte Tüketici Mahkemeleri’nde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. reddedilecektir. 7521 Sayılı Yasa ile 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna 73/A maddesi eklenerek tüketici hukukunda arabuluculuk düzenlenmiştir. Bu zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği durumlarda dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu istisnalardan birisi tüketici hakem heyetine yapılan başvurulardır. Bu sebeple Tüketici Hakem Heyetine yapılan başvurularda arabuluculuk gerekmemektedir.Ek olarak Tüketici Hakem Heyetinin verdiği kararlara karşı itiraz mahiyetinde Tüketici Mahkemelerinde dava açılırken de arabuluculuk sürecinin tüketilmesi zorunlu değildir.
Tüketici Davalarında Zorunlu Arabuluculuk
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmamışsa, Tüketici Mahkemesi davayı, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedecektir.
Dava zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden reddedilmesi durumunda, zamanaşımı süreleri geçmemişse, zorunlu arabuluculuk şartı tamamlanarak dava yeniden açılabilir.
-
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre zorunlu arabuluculuk şartının istisnaları;
-
Tüketici Hakem Heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
-
Tüketici Hakem Heyeti Kararlarına Yapılan İtirazlar
-
Tüketici Örgütleri Tarafından Açılan Davalar
-
Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması amacıyla açılan davalar
-
Taşınmazın Aynından Doğan Davalar şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda sayılan durumlarda arabulucuya başvurmadan dağrudan dava yoluna gidilebilecektir.
Arabulucuya Başvuru
Tüketici davalarında arabuluculuğa başvurmak isteyen taraf, karşı tarafın, karşı tarafta birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurur.
Arabulucunun Seçilmesi
Taraflardan birinin arabuluculuğa başvurmasıyla beraber Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı tarafından arabulucu siciline kayıtlı bir arabulucu belirlenir. Bununla beraber taraflar, ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilir.
Arabuluculuğun Uygulaması
Arabulucu taraflara kendiliğinden iletişime geçerek tarafların görüşme yeri ve saati konusunda bilgilendirme yapacaktır. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi tarafların avukatları veya kanuni temsilcileri de katılabilir..Taraflar arabulucluk görüşmeleri esnasında karşılıklık taleplerinin belirterek ortak bir noktada anlaşmaya çalışacaklardır. Bu süreçte arabulucu, taraflara eşit bir şekilde davranmak ve müzakerenin eşit şartlar altında ilerlemesini sağlamakla yükümlüdür.Bu konuda bir çözüm noktasında ortak nokta bulunamıyorsa arabulucu taraflara başka bir çözüm önerisinde de bulunabilir.
Arabuluculuk, gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir.Arabulucunun arabuluculuk görevi nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.Ek olarak taraflar da bu belgeleri bir davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacaklardır. Herhangi bir olası davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacak belgeler Arabuluculuk Kanunu’nda şu şekilde açıklanmıştır;
-
Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği
-
Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler
-
Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü
-
Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler
Arabulucu, arabuluculuk süreci boyunca taraflara karşı eşit ve tarafsız bir şekilde yaklaşmakla ve görevini şahsen yerine getirmekle yükümlüdür.Arabulucu uyuşmazlık hakkında tarafsız kalamayacağını düşünürse taraflara bildirmekle yükümlüdür.Bu duruma rağmen başvurucu taraflar aynı arabulucu ile devam etmek isterlerse sürecin devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
Arabuluculukta İlk Oturum
Başvuran tarafların arabulucu tarafından müzakereye davet edilmesinin ardından tarafların bu süreçte ilk kez bir araya gelmesi ile ilk oturum gerçekleşmiş olur.Ayrıca oturumun bitmesiyle beraber ,oturum tutanak altına alınır. İlk oturuma taraflar mazeretsiz bir şekilde katılmaları büyük önem arz etmektedir.
Arabuluculukta Son Oturum
Arabulucu, hem ilk oturumun hem de son oturumun ardından tutanak tutması gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk bakımından gereklidir. Bu tutanak, açılması gündeme gelecek olası bir davada dava dilekçesine eklenmezse ve mahkeme tarafından verilen süreye rağmen yine ibraz edilmezse açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilecektir. Bu tutanağın ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeye devam edecektir.
Başvuran taraflar, arabuluculuk görüşmelerine kendileri katılabileceği gibi avukat veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler.
Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı
Arabulucu görevlendirildiği tarih itibariyle 3 hafta içerisinde süreci sonlandırmalıdır. Bazı istisnai hallerde bu süre 1 hafta daha uzayabilmektedir.
Zorunlu arabuluculuk sürecinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın imzalanmasın kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez. İhtiyari arabuluculukta ise arabulucuya başvurmanın zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere bir etkisi olmayacaktır.
Arabuluculuğun Sona Ermesi
Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması ya da anlaşmaması durumu arabulucu tarafında düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. İlgili tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır.Bu belge taraflarca ya da kanuni temsilcileri ve avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilerek arabulucu tarafından imzalanır.
Başvuran taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz.
Arabulucu nezdinde taraflar anlaşamazsa bu hususun işlendiği son tutanak düzenlenir. Söz konusu tutanak dava dilekçesine eklenerek Tüketici mahkemelerinde ilgili uyuşmazlığa dair dava açılabilir. Tutanak eklenmeden mahkeme yoluna gidilirse mahkemece davacıya tutanağı sunması gerektiği aksi halde davasının usulden reddedileceği ihtarının içeren davetiye gönderilir.Bu ihtara rağmen eğer tutanak mahkemeye sunulmazsa dava usülden reddedilir.
Tüketici davalarında uyuşmazlığın çözümü için taraflar anlaşmaya varırlarsa bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için şerh verilmesi gerekmektedir. Bu şerhin verilmesi talebi arabulucunun görev yaptığı yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilir. Bu şerhli tutanak ilam niteliğinde sayılır.
Tarafların avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır. Tarafların imzasıyla tarafların avukatlarının imzasını ve arabulucunun imzasını içeren anlaşma belgesinin icra edilebilirliği için mahkeme kararına gerek yoktur.
Kira Tespit ve Tahliye Davalarında Dava Şartı Olarak Arabuluculuk
5 Nisan 2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun“) ile 6326 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda (“Arabuluculuk Kanunu”) önemli değişiklikler yapılmış ve zorunlu ve ihtiyari arabuluculuk ile çözümlenebilecek uyuşmazlıkların kapsamı genişletilmiştir.
Bu düzenleme ile kira tespit ve tahliye davaları için zorunlu arabuluculuk şartı da getirilmiştir.Bununla beraber, 1 Eylül 2023 tarihinde sonra açılacak kira tespit ve tahliye davalarında, öncelikle arabuluculuk başvurusu yapılması gerekmektedir. Ayrıca, uygulamanın yürürlüğe girdiği 1 Eylül 2023 tarihinden önce açılan kira tespit ve tahliye istemli davalarda, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurma gerekliliği bulunmamaktadır.
Arabulucuya Başvuru
Arabulucuya başvurmak isteyen taraf, karşı tarafın, karşı tarafta birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurur. Kira tespit davaları için davalının yerleşim yeri mahkemesi veya özel yetkili mahkeme olan sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin bulunduğu Arabuluculuk Bürosu’na başvurulabilir.Tahliye davalarında ise davalı kiracı olduğundan, kiracının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi neresiyse, o adliyede bulunan Arabuluculuk Bürosuna başvurabilir.
Arabulucunun Seçilmesi
Taraflardan birinin arabuluculuğa başvurmasıyla beraber Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı tarafından arabulucu siciline kayıtlı bir arabulucu belirlenir. Bununla beraber taraflar, ortak bir arabulucu üzerinde anlaşarak uyuşmazlıklarında kimin arabulucu olacağına kendileri de karar verebilir.
Arabuluculuğun Uygulaması
Arabulucu taraflara kendiliğinden iletişime geçerek tarafların görüşme yeri ve saati konusunda bilgilendirme yapacaktır. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat katılabileceği gibi tarafların avukatları veya kanuni temsilcileri de katılabilir..Taraflar arabuluculuk görüşmeleri esnasında karşılıklık taleplerinin belirterek ortak bir noktada anlaşmaya çalışacaklardır. Bu süreçte arabulucu, taraflara eşit bir şekilde davranmak ve müzakerenin eşit şartlar altında ilerlemesini sağlamakla yükümlüdür.Bu konuda bir çözüm noktasında ortak nokta bulunamıyorsa arabulucu taraflara başka bir çözüm önerisinde de bulunabilir.
Arabuluculuk, gizli yürütülmesi gereken bir süreçtir.Arabulucunun arabuluculuk görevi nedeniyle elde ettiği tüm bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.Ek olarak taraflar da bu belgeleri bir davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacaklardır. Herhangi bir olası davada ya da tahkim sürecinde kullanamayacak belgeler Arabuluculuk Kanunu’nda şu şekilde açıklanmıştır;
-
Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği
-
Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler
-
Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü
-
Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler
Arabulucu, arabuluculuk süreci boyunca taraflara karşı eşit ve tarafsız bir şekilde yaklaşmakla ve görevini şahsen yerine getirmekle yükümlüdür.Arabulucu uyuşmazlık hakkında tarafsız kalamayacağını düşünürse taraflara bildirmekle yükümlüdür.Bu duruma rağmen başvurucu taraflar aynı arabulucu ile devam etmek isterlerse sürecin devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
Arabuluculukta İlk Oturum
Başvuran tarafların arabulucu tarafından müzakereye davet edilmesinin ardından tarafların bu süreçte ilk kez bir araya gelmesi ile ilk oturum gerçekleşmiş olur.Ayrıca oturumun bitmesiyle beraber ,oturum tutanak altına alınır. İlk oturuma taraflar mazeretsiz bir şekilde katılmaları büyük önem arz etmektedir.
Arabuluculukta Son Oturum
Arabulucu, hem ilk oturumun hem de son oturumun ardından tutanak tutması gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, dava şartı arabuluculuk bakımından gereklidir. Bu tutanak, açılması gündeme gelecek olası bir davada dava dilekçesine eklenmezse ve mahkeme tarafından verilen süreye rağmen yine ibraz edilmezse açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilecektir. Bu tutanağın ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeye devam edecektir.
Başvuran taraflar, arabuluculuk görüşmelerine kendileri katılabileceği gibi avukat veya kanuni temsilcileri aracılığıyla da katılabilirler.
Arabuluculuk Sürecinde Süreler ve Zamanaşımı
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten arabuluculuk son tutanağının imzalanmasına kadar geçen süreçte zamanaşımı süreleri durur ve hak düşürücü süreler işlemez.Arabuluculuk son tutanağının imzalanmasının ardından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yeniden işlemeye başlar. Kira sözleşmesinden doğan alacak davaları dışında kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan kira tespit ve tahliye davası da 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Arabuluculuğun Sona Ermesi
Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması ya da anlaşmaması durumu arabulucu tarafında düzenlenen bir tutanak ile belgelendirilir. İlgili tutanak taraflarca veya varsa avukatları ya da kanuni temsilcileri tarafından imzalanır.Bu belge taraflarca ya da kanuni temsilcileri ve avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilerek arabulucu tarafından imzalanır.
Başvuran taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varmışlarsa anlaşılan bu hususlar hakkında daha sonradan taraflarca dava açılamaz.
Arabulucu nezdinde taraflar anlaşamazsa bu hususun işlendiği son tutanak düzenlenir. Söz konusu tutanak dava dilekçesine eklenerek kira tespit/tahliye davası açılabilir. Tutanak eklenmeden mahkeme yoluna gidilirse mahkemece davacıya tutanağı sunması gerektiği aksi halde davasının usulden reddedileceği ihtarının içeren davetiye gönderilir.Bu ihtara rağmen eğer tutanak mahkemeye sunulmazsa dava usülden reddedilir.
Gayrimenkul Davalarında Arabuluculuk
5 Nisan 2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun“) ile 6326 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda bazı gayrimenkul hukuku uyuşmazlıkları için ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk imkanı getirilmiştir.
İlgili düzenleme 6325 sayılı Kanun m.17/B uyarınca taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasın ilişkin uyuşmazlıklar ihtiyari arabuluculuğa elverişli duruma getirilmiştir.
Bu durumlarda, tarafların yazılı olarak kararlaştırması ve arabulucunun bu kararı tutanak altına alması halinde arabulucunun talebiyle, arabuluculuk süreciyle sınırlı olmak ve konulduğu tarihten itibaren üç ayı geçmemek üzere tasarruf yetkisinin kısıtlandığına dair tapu siciline şerh verilebilecektir.. Bu şerh, tarafların anlaşamaması veya tarafların şerhin kaldırılması konusunda anlaşması halinde arabulucunun talebiyle, üç aylık sürenin sonunda ise kendiliğinden kalkacaktır.
İlgili düzenleme ile gayrimenkul hukukuna ilişkin bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması şartı getirilmiştir. Bu uyuşmazlıklar;
-
Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
-
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.
-
23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.
-
Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.